Radka Aleksova, halk müziğinin durmadan dinlendiği ve söylendiği köy günlük hayatında büyümüş Bulgar halk türkücülerinden biridir. Radka Aleksova, yeteneklerini Graovo folklor sessanatçılarını daha çocukken dinleyerek ve taklit ederek geliştiriyor.
Halk ses sanatçısı Radka Aleksova, şunları anlatıyor: “Çocukken neler okumak ve neler çalışmak istediğimi hiç planlamamışım. Üç çocuktuk. Büyük yoksulluk içinde yaşıyorduk, ama nehir, orman ve yeşil çimenlerimiz vardı. Okul korosunda şarkı söylüyordum. O koro çok iyiydi. Şenliklerde şiir okuyordum. Okulun tiyatro gösterilerine katılıyordum. Sahneyi seviyordum yani. O da beni seviyordu. Bir gün doğduğum Studena köyünde bir nevi türkü yarışmasına katıldım ve oradan da gerçek gelişimim başladı. Koro şefi Boyan Nankov’dan Graovo’ya has türkü söylemesini öğrendim.”
Aile olan Radka Aleksova ve besteci Boyan Nankov’un çalışmaları, ortak başarılara ve ünlü ses sanatçımızın dünya ününe yol açıyor. Radka Aleksova, dünyanın dört bir yanında dinleyicileri sanatıyla ayağa kaldırmıştır.
Radka Aleksova sözlerine devamla şunları da söyledi: “Halk türkücülüğünün büyük ekolü beni Sofya Radyosu’nun Halk Korosu’na götürdü. Bu, hayatımda büyük bir dönüm noktasıydı. Kırk yıl boyunca Boyan benim eşim, bestecim ve koro şefim idi. Bütün türkülerimi kendisi yarattı ve Bulgaristan Milli Radyosu’nun Halk Müziği Orkestrası ile kaydetti. 1971 yılında Fransa’da turnemiz oldu. Bunlar, ilk unutulmayan anlarımdır. 1988 yılında bir İsviçreli prodüktör, “Misteriyata Na Bılgarskite Glasove” /Bulgar Seslerinin Gizemi/ koromuzun vaftizcisi oldu. 1990 yılında ise “Grammy” ödülünü kazandık. Bütün Avrupa, Asya, Amerika’dan davetiyeler alıyorduk. Uzun turneler yapıyorduk, dünyanın en büyük salonlarında konserler veriyorduk. Bizim koromuz, Avrupa kültürünün dünya elçisi için seçilmiştir. Bütün bu yıllar boyunca ben mutlu bir kişiydim. Boyan’ı kaybettim ve bu, benim için çok zor bir andı, ama oğlum ve torunlarım var ve onları çok seviyorum. “Misteriyata Na Bılgarskite Glasove” korosu ise artık 45 yıldır benim ikinci ailemdir. Bunun için de Tanrı’ya şükrediyorum”.
Çeviri: Rayna İvanova
Sanatçı lakabı MONA olan Simona Petrova, çok genç olmakla birlikte doğduğu Küstendil kasabasında kendinden emin olmayan bir kız çocuğu olarak girdiği sanat dünyasında uzun bir yol katetmiş bulunuyor . Günümüzde birçok müzik yarışması ve foruma..
Dimitar Lazarov – DE FUEGO için müziğin mi yoksa dansın mı ön planda olduğunu söylemek zor. Yazdığı besteler her zaman dinleyenlere pozitif enerji ve sıcak duygular verir. DE FUEGO’nun “Burgaz ve Deniz” festivalinde tanıtımını yaptığı “Deniz..
28 ve 29 Ağustos tarihlerinde “Aziz Alexander Nevski” m eydanı bir kez daha gökyüzü altında büyük bir konser salonuna dönüşecek. Bulgar operasının divası Sonya Yoncheva , iki gün sürecek “Sofya’da Gala” festivalinin kuşaklar, kültürler..