Mariya İlieva, sahnedeki performansı, doğal güzelliği ve gülümsemesi ile bütün müzik severleri büyülemektedir. Mariya, çok sayıdaki şarkılarıyla genç nesiller tarafından çok sevilen bir ses sanatçısıdır ve pop müziği alanında genç yetenekler bulan bir prodüktördür. Mariya İlieva’ın “Lunen Sın” /Ay Rüyası/, “Stereo Staya” /Stereo Odası/, “İdvam Kım Teb” /Sana Geliyorum/ ve saire gibi çok albümü var. Mariya İlieva’nın yurtiçinde ve yurtdışında oda ve senfoni orkestrası ile birçok müzik projesi ve kulüp ve festival katılımları da var. Sahnede “Simply Red”, “Scorpions”, “Deep Purple”den Glenn Hughes, “Gipsy Kings”, Zucchero ve saire sanatçıların partneri olmuştur. Mariya İlieva, Paris’in “Olimpiya” ve Lizbon’un “MEO Arena” salonlarında da performans göstermiştir. Mariya İlieva, birçok filme, bağışsever ve sanat projelerine katılmıştır.
Mariya İlieva ile telefonla bir görüşme yaptık. Kendisi, önceki akşam bir konser vermiştir, kendini biraz yorgun ama mutlu hissediyor. Mariya, konser biletlerinden kaynakların bir kısmının Miami’deki yeni Bulgar okuluna tahsis edileceğini söyledi. Şu an oradaki okul 40 çocuk tarafından ziyaret ediliyor. Oradaki Bulgar topluluğu, Bulgar geleneği ve folkloru,sanatı ve kültürü, bilimi ve diline sevgi geliştirmeye çalışıyor. Mariya İlieva’nın ABD’deki hayranları çoktur.
Mariya İlieva, şunları da paylaştı: “Neka Vali”, çok sevdiğim, daha ilk dinlediğimde çok sevdiğim bir şarkıdır. Bu şarkıyı Boyan Hristov ile yaptık. Valeri Milev şarkının videoklibini yaptı. Şarkının çok güzel bir düzenlemesi var. Benim için şöhretin fiyatı, sevdiğim insanlar ve hobiler için yeterince boş zamanım olmamasıdır. Ben şöhreti tehdit veya amaç olarak algılamıyorum. Şöhret çok çalışma sonucu geldi ve benim için doğaldır. Bana yük değildir. Şöhretin olumlu ve olumsuz yanları olduğunu daha kariyerimin başında öğrendim. Benim için önemli olan iç dengem olmasıdır. Bu bana sakinlik veriyor. Bir bütün olarak kendimi iyi ve yaptığım her seçim ve kariyerimin gelişimi ile mutlu hissediyorum.”
Çeviri: Rayna İvanova
Sanatçı lakabı MONA olan Simona Petrova, çok genç olmakla birlikte doğduğu Küstendil kasabasında kendinden emin olmayan bir kız çocuğu olarak girdiği sanat dünyasında uzun bir yol katetmiş bulunuyor . Günümüzde birçok müzik yarışması ve foruma..
Dimitar Lazarov – DE FUEGO için müziğin mi yoksa dansın mı ön planda olduğunu söylemek zor. Yazdığı besteler her zaman dinleyenlere pozitif enerji ve sıcak duygular verir. DE FUEGO’nun “Burgaz ve Deniz” festivalinde tanıtımını yaptığı “Deniz..
28 ve 29 Ağustos tarihlerinde “Aziz Alexander Nevski” m eydanı bir kez daha gökyüzü altında büyük bir konser salonuna dönüşecek. Bulgar operasının divası Sonya Yoncheva , iki gün sürecek “Sofya’da Gala” festivalinin kuşaklar, kültürler..