Günün Programı
Yazı Boyutu
Bulgaristan Ulusal Radyosu © 2026 Tüm hakları saklıdır

Bilinski Manastırı İlahilik ile Fanilik Arasında

БНР Новини

Breznik kasabasından 16 km. mesafede  ‘Az. Arhangel Mihail’ Bilinsksi Manastırı  yer alır. Manastır, duvar resimlerinden dolayı 1969’da  milli önem taşıyan bir kültür anıtı ilan edilmiştir. Bugün manastıra götüren yolda sadece jeeparacılığıyla ya da  yürüyerek ilerlenebilir.

Dağ  kılavuzu Stanoy Arabaciev şunları belirtiyor:

Manastıra gittiğim her defada  turistlere yolu ısırganlar arasında ya  diğren, ya kürek, ya da bir değnekle açmam gerek. Yıl geçtikçe  durum daha kötü oluyor.

Снимка

СнимкаŞimdi bir zamanki manastırdan  kilisesi, binaların mahzen katının bir bölümü ve avlu duvarı kalmıştır.

Yakın Breznik köyünden  tarihçi ve bölge araştırmacısı Aniela Asenova  bu konuda şunları paylaştı:

Ne yazık ki, duvar resimlerinin korunması için kimse parmağını oynatmıyor bile. Duvar resimleri  manastırda 3-4 yıl süreyle yaşamış olan ruh hastası bir  rahip tarafından  restore edilmişti.Kendisi resmetmeyi  bilirdi ancak  manastırın yüzünden bir kültür anıtı olarak ilan edildiği  duvar resimlerinin alt tabakasını yoketti. Ayrıca  manastır avlusunda  toprağa verilmiş olan rahiplerin  haç yerlerinin değiştirilmiştir. Tahttan taşlar  ormanın bütün kenarlarında dağınık bir halde görülebilir. Herkes ‘Para yok’ diyor, kimse ‘ Hadi, bu manastırı kurtaralım’ demiyor. Uyanış Çağı ruhu artık mevcut değil.

‘Prof. İvan Duyçev’ Slav- Bizans  Araştırmaları Merkezi’nden tarihçi Kalina Minçeva  manastır hakkında  şunları anlatıyor:

Снимка

СнимкаMimari analizden çıkarak manastırın  XV.-XVI. yüzyıllarda  inşa edilmiş, XVII. asırda ise  yenilenip Batı yönüne bir ilavesinin gerçekleştirilmiş olduğu belli oluyor. XV.- XVI. dönemine özgü  mimari stilde kurulan bu manastır  Bulgar ahalisinin  Osmanlı egemenliği  sırasındaki  aktifliğinin bir kanıtıdır. O dönemde Bulgarların  böyle bir mabedi kurmak için gerekli parayı bulup  bir yüzyıl sonra ise onu yenilemesi büyük arzusu  ve aktifliğini gösteriyor. Bugünlerde bunun gerçekleştirilmesi çok daha zordur.

Kalina Minçeva devamla şöyle diyor:

Bilinski Manastırının varlığı hakkındaki en erken yazılı bilgiler 1587 yılından olup Rus arşivlerinde yer alıyor. Manastırın  baş dyakosu Stefan o zaman Kolasiya metropoliti Visarion’un Moskova misyonuna dahil edilmiştir.

Şimdi Makedonya’da bulunan ‘Aziz Yoakim Osogovski’ Manastırının başpapazı da bu misyona katılıyormuş. Yazılı bilgilere göre  metropolit Moskova’dan  bir depremden hasar gören  Osogovo manastırı için  mali kaynaklar istemiştir. Yazılı bilgilerde Bilinski Manastırı hakkında fazla  bilgi verilmiyor.

Kalina Minçeva  hikayesini şöyle sürdürüyor:

Снимка

Manastır kütüphanesinde  eski Rus kitaplarının bulunması Rusya ile temasların  bundan sonra da sürdürülmüş olduğunu gösteriyor. Aslında bu, Bulgar topraklarındaki manastırların  Moskova ile  en erken temaslarından biridir. Herhalde baş dyakos Stefan, bir Rus hükümdarı ile bir araya gelen  ilk Bulgar din adamlarındandır. Bir de XVIII. asırda manastırın içinde bir  kilise okulu bulunmuştur.


Çeviri: Neli Dimitrova

Fotoğraflar: Miglena İvanova, Kalina Minçeva



Последвайте ни и в Google News Showcase, за да научите най-важното от деня!

Kategorideki diğer yazılar

 Şeyh Ali Efendi'nin türbesi

Cuma öğleden sonra

Cenâb-ı Allah, İslâm dinini insanlara kendi aralarından seçtiği kul ve peygamber Hazreti Muhammed vasıtasıyla tebliği etmiştir. Onun etrafında yetişen ve her biri yıldız misali olan ashabı, kendisinden öğrendikleri ve gördükleri İslâmî ilke, değer ve..

Eklenme 19.09.2025 14:00

Cuma öğleden sonra

İslâm dini , eğitime çok büyük önem vermektedir. Çünkü potansiyel olarak güçlü bir şahsiyete sahip olan insanın şahsiyetini inşa etmesi, özünü koruması, değerlerle donatılarak toplumun değerli bir ferdi  olması eğitimle olur. İslâmiyet, eğitimi..

Eklenme 12.09.2025 14:00

1885 tarihli Bulgaristan Birleşmesi’ne üç bakış açısı

1878  yılının Temmuz ayında 10. Rus-Türk Savaşı’nın ardından yapılan Berlin Kongresi’nde Balkanlar’daki Bulgar nüfusunun yaşadığı topraklar, beşe bölündü . Kuzey Dobruca , Romanya’ya verilirken Niş Sancağı nı Sırbistan aldı. Tuna nehri ile Stara..

Eklenme 06.09.2025 05:35