İnsan, Allah'ın yeryüzünde var ettiği en şerefli varlıktır. Allah'ın insandan istediği ise bu şerefini koruyup kendisini Yaratanı tanıyıp kulluk etmesidir.
Dünya geçici bir yerdir, insanın dünya hayatı da geçicidir. Ancak ölüm sonrası hayat ebedidir, yani ölüm köprüsünden geçen insanı sonsuz bir hayat beklemektedir.
Bu sonsuz hayatın temelleri ise bu dünyada döşenmektedir. Dünya ahiretin tarlasıdır hikmetli sözü bunu ifade etmektedir.
İnsanın dünyadaki durumu bir öğrencinin sınavdaki durumuna benzer. Sıkı bir imtihandan geçmektedir. Hem de kopya, rüşvet gibi imkânlardan da mahrumdur. Elindeki tek imkân iyi bir kul olmaktır.
İyi bir kul olmanın yolu, dolayısıyla dünya imtihanını kazanmanın yolu ise doğru ve sağlam bir inançla Allah'a inanmak, Onun şanına lâyık bir şekilde emir ve yasaklarına uyup erdemli bir hayat yaşamaktan geçmektedir. Tabii, bu yol kolay bir yol değildir, zorluklardan, türlü sınavlardan geçmektedir. Ama inanç ve azim olduğunda aşılamayacak ve geçilemeyecek bir yol da değildir. Ne mutlu inanç, azim ve sabırla zafere yürüyenlere...
Arkeologlar, Bulgaristan'ın kuzeybatısında Ritsaria (Ratiaria) antik kentindeki Roma hamamının yeraltı altyapısının bir kısmını keşfettiler. Kent, I. yüzyılda bugünkü Archar köyü bölgesinde kurulmuş ve 586 yılında Avarlar tarafından yıkılmıştır...
Allah’ın insanlar için ikramlarından biri berekettir. Bu nimet, O’nun sıfat ve isimlerinin tecellisidir. Zira Kur’ân-ı Kerim’de Yüce Allah kendisini söyle tanıtır: “Ne yücedir o ki mülk onun elinde ve o her şeye kadirdir”. Buradaki yücelik ise “tebârek”..
Beyt-i mâmur istersen ol dil-i rânâyı gör Mescid-i Aksâ dilersen dergeh-i Mevlâ’yı gör Feyz-i esmâ ile kıldı seni Ol âyine çün Gör ne suret gösterir âyine ecillâyı gör Bî-cihet ol her cihetten vech-i Hak ede zuhur Bunca vechin arasında..