Mübarek Ramazan ayı senede bir evlerimizi şenlendirir. Bir aylık zaman zarfında hanelerimize misafir olur. Diğer onbir ayda ise gönlümüzde, ama gözümüzden ırak olur. Bu sebeple zaman zaman Ramazan-ı şerifi nasıl karşılayacağımızı, nelere dikkat edeceğimizi, Ramazan ayı ile ilgili dinî hükümlerin neler olduğunu, adabı neyi gerektirdiğini unutur, hatırlama ihtiyacı hissederiz.
Bu da farklı soruları aklımıza getirir, onlara cevap bulma ihtiyacı hasıl olur. İşte bu sebeple Ramazan ayı ve oruç ile ilgili bazı sorulara, hatta Bulgaristan Müslümanlarının gündeminde olan bazı dinî konulara cevap teşkil edecek hususlara değinilmektedir.
İnsanı en güzel bir surette yaratan ve yarattıklarının en şereflisi makamına oturtan Cenâb-ı Allah, onun üstünlük ve zayıflıklarını da bilmektedir. İnsanın üstün vasıflarını korumak, eksik taraflarını tamamlamak ve yanlış yola gitmesninin önünü almak..
İslâm dini yeryüzüne çöken karanlığı yarıp insanlığa muhtaç olduğu aydınlığı göndermediği dönemde dünyaya gelerek melekleri ve insanları sevindiren nurlu yetim Hazreti Muhammed (s.a.s.), önce babadan, sonra da anadan yetim kalınca dedesinin himayesinde..
İslâm dini, her insanı belirli hak ve sorumluluklar taşıyan bir şahsiyet olarak kabul eder. Her şeyin sahibi olan ve Mâlikü’l-mülk ismini taşıyan bütün mülkün mutlak sahibi Cenâb-ı Allah, mahlûktın en şereflisi olarak yarattığı insana mülkü üzerinde..