İnsan kısa yeryüzü hayatında sevinçli ve kederli anlar yaşar. Şair, ne gam baki, ne dem baki, der. Bu bilinçle yaşayan bir insan ve hassaten Müslüman, tavırlarını ve davranışlarını her zaman kazançlı çıkacak şekilde ortaya koyma imkanına sahiptir.
Onun için Hazreti Muhammed "Müslümanın halı hayret vericidir; yaşadığı güzel bir şeye şükreder ve kazanır; başına gelen olumsuzluğa sabreder ve yine kazanır." İnsanı sınamak için üzüntü ve korku veren Allah'tır. Bunu farkına varan insan Allah'a yaklaşma imkânları arar. Ona yaklaşınca da gönlü ferahlar, kalbi inşirah bulur.
Bu tür insanlar yeri geldiğinde samimi gözyaşı dökseler de kalplerindeki imanın bir tezahürü olarak yüzlerinde gülücükler, tebessüm de eksik olmaz.
Bu halleriyle de çok kazanırlar, çünkü Allah Rasulü "tebessüm sadakadır" der.
Gülmek, gülümsemek, kahkaha atmak, sırıtmak gibi kalptekinin yüze yansıma şekillerini İslâm nasıl değerlendiriyor, bunların sınırları nelerdir konusu önem arz eder. Bu yüzden Kur'an ve Hazreti Muhammed'in örnekliği ekseninde bu ifadeleri değerlendirmek faydalı olacaktır.
Arkeologlar, Bulgaristan'ın kuzeybatısında Ritsaria (Ratiaria) antik kentindeki Roma hamamının yeraltı altyapısının bir kısmını keşfettiler. Kent, I. yüzyılda bugünkü Archar köyü bölgesinde kurulmuş ve 586 yılında Avarlar tarafından yıkılmıştır...
Allah’ın insanlar için ikramlarından biri berekettir. Bu nimet, O’nun sıfat ve isimlerinin tecellisidir. Zira Kur’ân-ı Kerim’de Yüce Allah kendisini söyle tanıtır: “Ne yücedir o ki mülk onun elinde ve o her şeye kadirdir”. Buradaki yücelik ise “tebârek”..
Beyt-i mâmur istersen ol dil-i rânâyı gör Mescid-i Aksâ dilersen dergeh-i Mevlâ’yı gör Feyz-i esmâ ile kıldı seni Ol âyine çün Gör ne suret gösterir âyine ecillâyı gör Bî-cihet ol her cihetten vech-i Hak ede zuhur Bunca vechin arasında..