Günün Programı
Yazı Boyutu
Bulgaristan Ulusal Radyosu © 2026 Tüm hakları saklıdır

Cuma öğleden sonra

Ramazan Ayından Kalan Güzel Duygular ve Birikimlerimiz

Gaberovo köyü camisi
Photo: grandmufti.bg

Manevî bakımdan yoğun bir mevsim olan Ramazan ayı ve mübarek Ramazan Bayramından istifade etmiş olmanın sevinç ve mutluluğunu yaşarken, aynı zamanda feyiz ve bereketi sağnak sağnak üzerimize dökülen bu dönemin sonuna gelerek “Elveda ey şehr-i Ramazan” demenin burukluğunu yaşadığımız günlerdeyiz. İnsan hayatı bu... Mevsimler gelip geçiyor... Günler dönüp dolaşıyor... Ve bir feylesofun dediği gibi, aynı derede iki defa yıkanılamıyor... Ama bir kez yıkanmanın ferahlığını, güzel kokusunu insan belirli bir zaman hissettiği gibi, bu yıkanmanın yaşattığı güzel duyguları hiçbir zaman unutamıyor.

İnsan Ramazan ayında yaşadığı güzellikleri her daim hatırlıyor, hele hele doya doya istifade edilerek iyi geçirilmiş bir bereketli Ramazanın yaşattığı güzel duygular insanı hiç bırakmıyor. Bu sebeple müminler bir dahaki Ramazan ayını iple çekiyor.

Hiç unutulur o bereketli sahurlar, sevinçli iftarlar, gönüllere ve vücutlara can veren oruçlar, salât ü selâmlar eşliğinde eda edilen coşkulu teravihler, kalplere huzur ve sadırlara şifa olan Kur’ân tilâvetleri, kırık kalpleri tamir eden ve feri sönmeye yüz tutmuş gözleri parlatan sadakalar, fitreler ve daha nice güzellikler?...

Elbette unutulmaz, unutulmamalıdır... Bu yüzden Ramazan ayında elde ettiğimiz manevî kazanımları kouma gayretiyle hareket etmeli, birikimlerimizi çarçur etmeyip azar azar harcamalı, hatta sonraki Ramazan ayına kadar azıcık da olsa üzerine koymaya gayret etmeliyiz.

Malûm, Ramazan belirli ve sayılı günlerdi. Ama kulluk ömür boyu süren bir görev ya da insana şeref veren bir imtiyaz. O yüzden Ramazan ayında yoğun bir şekilde ortaya koymaya çalıştığımız kulluğumuzu, aynı yoğunlukta olmasa da Ramazan ayından sonra da sürdürmeliyiz. Bu bağlamda Hazreti Ayşe annemizin sorduğu “Allah’ın en sevdiği davranış hangisidir?” sorusuna, Peygamber Efendimizin “Az da olsa devamlı olanıdır” cevabını verdiğini hiçbir zaman aklımızdan çıkarmayarak karınca kararınca manevî yolculuğumuza devam etmeli, karıncaların dünyalık gdalarını biriktirdikleri gibi, biz de gıdım gıdım bile olsa ahiret azığımızı hazırlamalıyız. Zira Cenâb-ı Mevlâ, “Ey iman edenler! Allah’tan korkun ve yarın için ne hazırladığınıza bakın!” buyurmaktadır.




Последвайте ни и в Google News Showcase, за да научите най-важното от деня!

Kategorideki diğer yazılar

Roma'nın mimari ve mühendislik harikaları, Ritsaria antik kentinin altında yeniden hayat buluyor

Arkeologlar, Bulgaristan'ın kuzeybatısında Ritsaria (Ratiaria) antik kentindeki  Roma hamamının yeraltı altyapısının bir kısmını keşfettiler.  Kent, I. yüzyılda bugünkü Archar köyü bölgesinde kurulmuş ve 586 yılında Avarlar tarafından yıkılmıştır...

Eklenme 23.11.2025 06:10
Çepintsi camisi

Cuma öğleden sonra

Allah’ın insanlar için ikramlarından biri berekettir. Bu nimet, O’nun sıfat ve isimlerinin tecellisidir. Zira Kur’ân-ı Kerim’de Yüce Allah kendisini söyle tanıtır: “Ne yücedir o ki mülk onun elinde ve o her şeye kadirdir”. Buradaki yücelik ise “tebârek”..

Eklenme 21.11.2025 13:41
Bâlî Efendi'nin Sofya'nın Knyajevo semtindeki türbesi

Sofyalı Bâlî Efendi

Beyt-i mâmur istersen ol dil-i rânâyı gör Mescid-i Aksâ dilersen dergeh-i Mevlâ’yı gör Feyz-i esmâ ile kıldı seni Ol âyine çün Gör ne suret gösterir âyine ecillâyı gör Bî-cihet ol her cihetten vech-i Hak ede zuhur Bunca vechin arasında..

Eklenme 14.11.2025 14:00