Günün Programı
Yazı Boyutu
Bulgaristan Ulusal Radyosu © 2026 Tüm hakları saklıdır

Cuma öğleden sonra

İslâm’ın Kaynakları

İslâm dini, insanlara rehberlik etmek üzere verilen ve hayatlarını inanç, davranış ve ahlâk boyutlarıyla ferdî ve içtimaî bakımdan düzenleyen ilâhî kurallar bütünüdür. Bu bakımdan İslâm dini ilâhî kaynaklıdır, yani Yüce Allah’a dayanmaktadır.

Doğrudan ilâhî kaynaktan gelen İslâmî kurallar Allah’ın kelâmı olan Kur’ân-ı Kerim’de yer almaktadır. Bu bakımdan İslâm’ın ana kaynağı Kur’ân’dır, son ilâhî kitaptır. Bu kitap ise Allah’ta kullarına vahiy yoluyla ulaştırılmıştır. Vahiy yoluyla ulaştırma ise Cebrail adlı büyük melek vasıtasıyla insanlar arasından seçilen son peygamber Hazreti Muhammed’e verilmesidir. 
İslâm’ın esas kaynağı olan Kur’ân-ı Kerim’i açıklama, uygulama ve öğretme görevi Hazreti Muhammed’e verilmiştir. Bu bakımdan peygamberlik görevi yüklenen Hazreti Muhammed’in sözleri ve davranışları anlamına gelen hadisler ya da daha genel adıyla sünnet, İslâm’ın ikinci ana kaynağını oluşturmaktadır. Hazreti Muhammed’in sünneti de vahiy kaynaklıdır. Zira Cenab-ı Allah Taha suresinde Peygamberinin “Hevasından, kendiliğinden konuşmadığını ve ancak kendisine vahyedileni söylediğini” bildirmiştir. Peygamber Efendimiz, Kur’ân’ı açıklama ve uygulama dışında birde hüküm koyma/kural koyma yetkisi ile yetkilendirilmiştir. Kur’ân-ı Kerim’de belirtilmeyen hususlarda Hazreti Muhammed hüküm merciidir.
Vahye dayalı bu iki kaynakta bulunmayan hususlarda, bu iki ana kaynak esas alınmak suretiyle İslâm alimlerinin belirli usul çerçevesinde ictihadı söz konusudur. İctihat, Kur’ân ve sünnette belirtilen ve benzer noktaları (illet) bulunan hususlara dayanarak, benzetilerek ve mukayese edilerek yapılan akıl yürütme sonucu hüküm vermekten ibarettir. Buna da kıyas adı verilmektedir ki, İslâm’ın kaynaklarından birisidir. Belirli dönem İslâm alimlerinin bir mesele hakkında ittifak etmesine ise icma adı verilmektedir. İcma da İslâm’ın kaynaklarından birisidir. Ulemanın ortak görüşü olması sebebiyle İslâm’ın üçüncü kaynağı olarak kabul edilmektedir. 
Bu dört kaynak dışında ikincil kaynaklar olarak kabul edilen ve haklarında alimlerin farklı görüşleri bulunan kaynaklar da söz konusudur.
Bütün bunlardan hareketle söyleyecek olursak, İslâm hakkında bir şey söylemek için ya da “İslâm’a göre bu mesele şöyle ...” diyebilmek için başta Kur’ân ve sünnet olmak üzere bu kaynaklardan birisine dayanılmaldır. Aksi takdirde söylenen asılsız bir iddiadan ibaret kalır.       



Последвайте ни и в Google News Showcase, за да научите най-важното от деня!

Kategorideki diğer yazılar

Cuma öğleden sonra

İnsanı en güzel bir surette yaratan ve yarattıklarının en şereflisi makamına oturtan Cenâb-ı Allah, onun üstünlük ve zayıflıklarını da bilmektedir. İnsanın üstün vasıflarını korumak, eksik taraflarını tamamlamak ve yanlış yola gitmesninin önünü almak..

Eklenme 24.10.2025 14:00

Cuma öğleden sonra

İslâm dini yeryüzüne çöken karanlığı yarıp insanlığa muhtaç olduğu aydınlığı göndermediği dönemde dünyaya gelerek melekleri ve insanları sevindiren nurlu yetim Hazreti Muhammed (s.a.s.), önce babadan, sonra da anadan yetim kalınca dedesinin himayesinde..

Eklenme 17.10.2025 14:00

Cuma öğleden sonra

İslâm dini, her insanı belirli hak ve sorumluluklar taşıyan bir şahsiyet olarak kabul eder. Her şeyin sahibi olan ve Mâlikü’l-mülk ismini taşıyan bütün mülkün mutlak sahibi Cenâb-ı Allah, mahlûktın en şereflisi olarak yarattığı insana mülkü üzerinde..

Eklenme 10.10.2025 14:00