Bulgaristan, dahi şair ve en sevilen milli kahramanlarımızdan biri Hristo Botev’in doğumunun 170’inci yıldönümünü kutladı. 6 Ocak 1848 yılında dünyaya gelen Botev, 1876 yılında Osmanlı İmparatorluğu’nun egemenliğine karşı Nisan Ayaklanması sırasında şehit düştü. Ayaklanmanın zirvesinde şair, 200’den fazla kişiden ibaret olan ve isyan eden Bulgarları desteklemek üzere bir çete örgütleyerek “Radetski” gemisiyle Tuna nehrinin Bulgar kıyısında demir attı. Üç gün sonra Botev’in çetesi, başıbozuk askerler tarafından dağıtıldı, Hristo Botev ise Kocabalkan’ın Okolçitsa tepesi yakınında şehit düştü. Botev’in kahramanlığı, özgürlüğü için mücadele veren Bulgar halkı ile güçlü dayanışma dalgasının yaşandığı bütün Avrupa’da büyük yankı uyandırdı. Hristo Botev’in kahramanca ölümü, Bulgar ruhuna ve milli davamıza adanmış kısa hayatını taçlandırmış oldu.
Botev’in doğumunun 170’inci yıldönümü vesilesiyle kutlamalar, doğduğu Kalofer şehrinde farklı etkinliklerle başladı. Şair ve devrimcinin doğumunun yıldönümü, ülke genelinde resmi bir şekilde anıldı. Sofya’da Bölgesel Tarih Müzesi, Sofya Belediyesi ve “Narodno Delo” Derneği, şairin yıldönümünü müzenin binasında kutladı. Müzede Hristo Botev’e adanan bir posta kartı tanıtıldı. Posta kartı, Aleksandır Poplilov’un ünlü bir tablosuna dayanan ressam Stoyan Deçev tarafından yapıldı.

Stoyan Deçev, Bulgar güzel sanat ustalarından biri olan İliya Beşkov’un sözlerini aktararak “Levski, Bulgaristan’ın toprağı, Botev ise göğüdür” diye söyledi.

Bulgar heykeltıraş Yordan Krıçmarov’un XX. yüzyılın ortalarında yarattığı Botev’in bir heykeli de temsil edildi. Mühendis Georgi Mındev’in koleksiyonundan da şairin hayatına ve çalışmalarına adanmış eşsiz bir sergi de açıldı.

Bu vesileyle Sofya Belediye Başkanı Yordanka Fandıkova, şunları söyledi: “Ulaştırma, Bilişim Teknolojileri ve Haberleşme Bakanlığı, Bulgar Posta işletmeciliği ve “Narodno Delo” Derneği’ne bu önemli olay ile girişimlerimize katıldığı için teşekkür ederim. Organizatörleri kutlarım, çünkü Botev’in anısını ve ahitlerini korumak görevimizdir. Botev’e dahi şair ve devrimci diyoruz. Botev, Bulgaristan’ın özgürlüğü için mücadele vermeyi seçerek yazdıklarını yaşamış oldu. Bu, ruhu ve düşüncesi özgür olan ve “Gerçek kutsaldır, özgürlük kıymetlidir” diye yazan kişinin seçimi oldu. Böylece kendisi bugün de önlerinde baş eğdiğimiz milli kahramanlarımızın listesinde ebediyette kaldı”.
Bulgaristan’ın AB Konseyi Dönem Başkanlığı vesilesiyle Ulaştırma, Bilişim Teknolojileri ve Haberleşme Bakanı İvaylo Moskovski, şunları belirtti: “Birçok layık Bulgar’ın mesajlarıyla tarihimizde yeri var. Bu mesajların sadece bizim toplumumuz için bir değeri yoktur. Bulgaristan’da tarihin milli kahraman olarak tanımladığı birçok kişi var ve onların hepsi, bütün Avrupa’nın özgürlüğü ve ülkülerine katkı sağlamıştır.”
Fotoğraflar:BTA ve sofiahistorymuseum.bg
Çeviri: Rayna İvanova
Deliorman’da “Bırak şu nekesi...” dediklerini bazı büyüklerimizden duyardım. Bu ifadenin ne demek olduğunu tam anlamadığım hâşde olumsuz bir anlam taşıdığını fark etmiştim. Aslında “nekes”in Farsçadaki “nâ-kes” kelimesinden geldiğini ve harfıyen tercüme..
Muharrem ayını genelde Aşure Günü veya aşure yemeği ile özdeşleştiririz. Oysa Muharrem ayı sadece Aşure değil, Aşure ise sadece bir yemek değil... Mâh-ı Muharrem geldi mi bir taraftan Müslümanlar mâtem havasına girer. Çünkü Muharrem ayı Kerbelâ’da..
Bilindiği üzere Bulgaristan Başmüftülüğü idaresinde bölge müftülükleri, her bölgede yaz günleri Kur’ân kursu düzenlemektedir. Genellikle Temmuz ve Ağustos aylarında düzenlenen ve aslında sadece Kur’ân öğretme kursu olmayıp temel İslâmî bilgileri..