Günün Programı
Yazı Boyutu
Bulgaristan Ulusal Radyosu © 2026 Tüm hakları saklıdır

Ramazan, Günah ve Dertlerden Arındırmak İçin Geliyor...

Cuma öğleden sonra

Photo: EPA/BGNES

Bir mübarek Ramazan ayı yine kapımızı çalıyor. 24 Nisan hem mübarek Cuma günü hem de onbir ayın sultanı Ramazan-ı şerifin ilk günü... Uzak yoldan gelen misafirimiz bizlere bereket, huzur, sağlık ve hoşluk getiriyor. Özellikle Allah’ın zerre kadar ufak bir mahlûku olan virüsün feleğimizi şaşırttığı bir dönemde Ramazan ayının bizler için bir sığınak olacağını düşünüyorum.

Ramazan ayı bizleri Kur’ân-ı Kerim ile yakınlaştıracak ve Rabbimizle bağımızı güçlendirecek. Kur’ân okudukça Allah’ın nimetlerini fark edeceğiz, Ona şükredeceğiz. Zorlukları aşma yollarını bizlere canlı örnekler sunan Kur’ân sahnelerinde izleyeceğiz. İçinde bulunduğumuz sorunların çıkış yollarını, onların içerisinde boğulup kalmama yollarını Kur’ân’ın anlattığı önceki toplulukların yaşadıklarından öğreneceğiz.

Ramazan ayında oruç ibadeti var malûmunuz. Oruç, sadece Müslümanlara değil, önceki milletlere de bir arınma vesilesi olarak farz kılınmıştır. Meselâ, Hazreti Musa’nın Tur Dağına çıkmazdan önce kırk günlük orucunu hatırlayalım. Yine Musevilerin Yom Kipur münasebetiyle tuttukları “keffaret orucu” ve belirli aylardaki belirli günlerde tuttukları oruçlar vardır. Hristiyanlar Paskalye öncesinde öncesinde tuttukları oruçları vardır. Uzakdoğu dinlerinin de farklı günlerde tuttukları oruçları vardır. Yüce Rabbimiz Kur’ân-ı Kerim’in el-Bakara suresinin 183. ayetinde bu hususa açıkça işaret etmiştir: “Ey iman edenler! Sizden öncekilere farz kılındığı gibi, sakınıp takvalı olasınız diye size de oruç farz kılındı.”

Sağ hoş olan her Müslümanın yılda bir ay sabahın erken saatlerinden günün battığı akşam vaktine kadar oruç tutması farzdır. Bu, Allah rızası için niyetlenerek yeme ve içme gibi normal alışkanlıklarımızı, cinsel arzularımızı tatmin etmeyi bir müddet terk etmek, belki de daha doğrusu kısıtlamak demektir. Aslında oruç, imsak ile iftar arasında vücudumuzu dinlendirerek ruhumuzu beslemek ve şenlendirmek anlamına gelir. Vücudumuz aç kalınca bizi kötülüğe sevk eden nefsimizin beli bükülür, gücü azalır, bize etkisi zayıflar. Böylece bize mutluluk ve huzur kapılarını aralayacak olan ruhumuzu ön plana çıkarmış oluruz. Aklımız fikrimiz de yemek, içecek ve bunların doğuracağı dünyalık duygu, düşünce ve tasalardan uzak kalır.

Bundan başka oruç tutmak bedenimizi de dinlendirir. Gece gündüz yediklerimizi öğütmekle uğraşan midemiz, onları faydalı enerjiye dönüştürmeye çalışan karaciğerimiz, vücudumuzu atıklardan temizleyen bağırsaklarımız ve bütün bunların çalışması için gerekli gücü pompalayan kalbimiz ile operasyon merkezi beynimiz biraz istirahat eder. Bu durum onların yıpranmasını azaltır, yenilenmelerini sağlar ve ömürlerini uzatır. O yüzden Peygamber Efendimiz “Oruç tutun, sağlıklı olun!” buyurur. Oruç, daha düzenli beslenmemizi ve böylece bağışıklık sistemimizi güçlendirmemizi de sağlar. Bu ise dışarıdan gelecek virüslere karşı daha etkili bir mücadele imkânı verir.

Velhâsıl, hem ruhumuzu hem bedenimizi, hatta bir de toplumumuzu güçlü ve sağlıklı hâle getirmek için Ramazan ayının bereketi geliyor...

Bu bereket yönelip yönelmemek bizim elimizde...

Kalın sağlıcakla...




Последвайте ни и в Google News Showcase, за да научите най-важното от деня!

Kategorideki diğer yazılar

Roma'nın mimari ve mühendislik harikaları, Ritsaria antik kentinin altında yeniden hayat buluyor

Arkeologlar, Bulgaristan'ın kuzeybatısında Ritsaria (Ratiaria) antik kentindeki  Roma hamamının yeraltı altyapısının bir kısmını keşfettiler.  Kent, I. yüzyılda bugünkü Archar köyü bölgesinde kurulmuş ve 586 yılında Avarlar tarafından yıkılmıştır...

Eklenme 23.11.2025 06:10
Çepintsi camisi

Cuma öğleden sonra

Allah’ın insanlar için ikramlarından biri berekettir. Bu nimet, O’nun sıfat ve isimlerinin tecellisidir. Zira Kur’ân-ı Kerim’de Yüce Allah kendisini söyle tanıtır: “Ne yücedir o ki mülk onun elinde ve o her şeye kadirdir”. Buradaki yücelik ise “tebârek”..

Eklenme 21.11.2025 13:41
Bâlî Efendi'nin Sofya'nın Knyajevo semtindeki türbesi

Sofyalı Bâlî Efendi

Beyt-i mâmur istersen ol dil-i rânâyı gör Mescid-i Aksâ dilersen dergeh-i Mevlâ’yı gör Feyz-i esmâ ile kıldı seni Ol âyine çün Gör ne suret gösterir âyine ecillâyı gör Bî-cihet ol her cihetten vech-i Hak ede zuhur Bunca vechin arasında..

Eklenme 14.11.2025 14:00