İnsan doğduğunda kendisine yakınları bir ad verir. Zamanla insan adıyla tanınır, bununla birlite insan adını ilmek ilmek örer, nam yapar. Adın, insan üzerinde ve karakterinin gelişmesinde de tesirli olduğu birçok ilim adamı tarafından tespit edilmiştir.
İslâm, insanın adına önem vermiştir. Müslümanın, Allah’ın birliğini ifade eden tevhit inancına münasip ve güzel anlamlar taşıyan ada sahip olması gerektiğini son peygamber Hazreti Muhammed hem sözleri hem de uygulamarıyla ortaya koymuştur. Daha yedinci gününde çocuğun ad sahibi olmasını, Abdullah ve Abdurrahman gibi Allah’a izafe edilen isimlerin tercihe lâyık olduklarını ifade eden de o olmuştur.
Müslümanlar, çocuklarının adını koyarken ezanla koyarlar ki, çocuk büyüdükçe istikametini şaşırmasın. Zira kıyamet kopup insanlar yeniden diriltilince yine aynı isimleriyle çağrılacaklarını bildiren de ilâhî mesaja mazhar olmuş Hazreti Muhammed’dir.
Adımızın ne önemi var? Adımız ne olmalı? Hangi adları koymalıyız? Hangi adlar koymaktan uzak durmalıyız? Kötü anlamlı bir adımız varsa, ne yapabiliriz? Çocuklarımıza Muhammed adını verebilir miyiz? gibi sorular gündemimizdedir.
İslâm dini, insan dünya ve ahiret saadeti ve huzuru, özellikle de ölümden sonra başlayan ve sonsuz bir hayat olan ahirette kurtuluş, güzel bir hayat ve yüce makamlar sağlamaktadır. Bunun gerçekleştirebilecek imkânları Allah Teâlâ insana sunmaktadır. Ama..
İslâm dini, insana faydalı olan birçok şey gibi, ateşi de nimet olarak ele almaktadır. Çünkü ateş sayesinde insan ısınmaktadır, yemeğini pişirmektedir ve karanlıktan aydınlığa kavuşmaktadır. Böyle önemli bir nimet olan ateşi Kur’ân-ı Kerim..
Kur’ân-ı Kerim’de kendisinden söz edilen ve hatta ismini taşıyan bir sure bulunan önemli ve gizemli bir şahsiyet vardır. Lokman adını taşıyan ve hakkında neredeyse bilgi bulunmayan bu şahsiyet, Kur’ân-ı Kerim’in 31. suresi olan 34 ayetlik Lokman..